LGBT propagandası yaptığı belirtilen sivil toplum kuruluşları ve platformlara yönelik “Ailem Güvende” operasyonlarını Vatan Partisi Öncü Kadın Başkanı Avukat Nuriye Kadan, Aydınlık Avrupa’ya değerlendirdi. Kadan, operasyonları çocukların, gençlerin ve aile kurumunun korunması açısından önemli bir devlet müdahalesi olarak görüyor. Yabancı fonlara dikkat çeken Kadan, LGBT propagandası ile örgütlenmesini yasaklayan özel bir kanun çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Batı ise operasyonlardan rahatsız oldu. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, operasyonları “Türkiye’de baskının şok edici bir tırmanışı” olarak nitelendirdi. Avrupa Komisyonu Sözcüsü Christian Wigand de “endişe duyduklarını” açıkladı. Avrupa’dan gelen bu açıklamalara tepki gösteren Kadan, “Türkiye’nin aile politikası konusunda karar mercii Türkiye Cumhuriyeti kurumları ve Türk milletidir” dedi.
ÇOCUKLARIN VE AİLENİN KORUNMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR DEVLET MÜDAHALESİ

“Ailem Güvende” operasyonlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz Vatan Partisi Öncü Kadın olarak bu operasyonları, çocuklarımızın, gençlerimizin ve aile kurumunun korunması açısından önemli bir devlet müdahalesi olarak değerlendiriyoruz. Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Meselemiz herhangi bir vatandaşın özel hayatı veya kimliği değildir. Meselemiz; çocukların ve gençlerin cinsel içeriklere maruz bırakılması, müstehcen içeriklerin yayılması, suç teşkil eden faaliyetler ve bunların arkasındaki örgütsel ve mali ağların ortaya çıkarılmasıdır.
13 Eylül’de açıklanan operasyonlarda 15 ilde 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yapıldığı; soruşturmalarda dijital materyallerin incelendiği ve bazı internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına erişim engeli tedbirleri uygulandığı açıklandı. Bugün itibariyle de operasyon daha da genişleyerek devam etmekte.
Devletin görevi yalnızca suç gerçekleştikten sonra müdahale etmek değildir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyacak hukuki ve sosyal tedbirleri önceden almak da devletin görevidir.
Bizim çağrımız nettir: Aileyi ve çocuğu koruma politikası kararlılıkla uygulanmalıdır.
TÜRKİYE’NİN İÇ HUKUKUNA DIŞARIDAN MÜDAHALE EDİLEMEZ
Batı bu operasyonlardan neden bu kadar rahatsız?
Bu tepkileri yalnızca “insan hakları hassasiyeti” başlığı altında değerlendirmek mümkün değildir. Çünkü ortada Türkiye’nin kendi hukuk düzeni içerisinde yürüttüğü bir soruşturma var. Sözde demokrasi, barış, insan hakları gibi kavramların maskesi altında fonlar aracılığı ile toplumların şekillendirilmesi, müdahalelerin yapılması söz konusudur.
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor ve Avrupa kurumlarından bazı yetkililer operasyonlara ilişkin sert açıklamalar yaptı.
Biz şu sorunun sorulmasını istiyoruz:
Türkiye’de hangi örgütün faaliyet göstereceğine, hangi toplumsal politikanın uygulanacağına ve hangi alanların fonlanacağına kim karar verecek? Ankara mı, Brüksel mi? Diğer yabancı merkezler mi?
Türkiye’nin aile politikası konusunda karar mercii Türkiye Cumhuriyeti kurumları ve Türk milletidir.
Elbette hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma ilkeleri korunmalıdır. Soruşturmalarda suç ile kimlik birbirinden ayrılmalıdır. Fakat Türkiye’nin kendi hukukunu uygulamasına yönelik her dış müdahaleye de itiraz ederiz.
Bizim açımızdan mesele çok açıktır: Türkiye’nin çocuklarını ve ailesini koruma hakkı vardır. Bu konuda Türkiye’ye dışarıdan vesayet kurulamaz.
ATLANTİK MERKEZLERİNDEN TÜRKİYE’YE AKIL VERMEYE KALKMASINLAR

MASAK raporuyla bu derneklerin arkasındaki küresel finans ağı da gündeme geldi. Vatan Partisi uzun süredir yabancı fonlara dikkat çekiyordu. Batı neden bu dernekleri fonluyor?
İşte meselenin en önemli tarafı burasıdır.
Adalet Bakanlığı’nın açıklamasında, MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığının tespit edildiği ve bu para hareketlerinin kaynağı ile soruşturma konusu faaliyetlerle bağlantısının araştırıldığı belirtildi.
Burada hukuki olarak çok önemli bir noktayı vurgulayalım: Yurt dışından fon almak tek başına suç değildir. Fakat fonun kaynağı, amacı, kullanım biçimi ve herhangi bir siyasi veya toplumsal yönlendirmeyle bağlantısı önemlidir.
Vatan Partisi’nin yıllardır dikkat çektiği konu tam da budur.
Bir ülkede yabancı kaynaklarla finanse edilen örgütler, o ülkenin toplumsal yapısını, eğitimini, aile gençlik ve çocuk politikalarını etkilemeye çalışıyorsa burada yalnızca “sivil toplum” tartışması yapamayız. Yabancı finansmanın Türkiye’deki toplumsal politikalar üzerindeki etkisini de sorgulamak zorundayız.
Biz diyoruz ki: Paranın kaynağı belli olsun. Amacı belli olsun. Nereye harcandığı belli olsun. Türkiye’deki hangi faaliyeti finanse ettiği belli olsun. Türkiye’nin egemenliği açısından şeffaflık vazgeçilmezdir. Brüksel’den, Avrupa’dan, Atlantik merkezlerinden Türkiye’ye akıl vermeye kalkmasınlar!
Türkiye bağımsız bir devlettir. Türk milletinin ailesi, çocukları ve geleceği hakkında kararı Türk milleti verir.
“Ailem Güvende” operasyonlarından rahatsız olanlara soruyoruz:
Siz neden rahatsız oluyorsunuz? Çocuklarımızın korunmasından mı, ailelerimizin güçlendirilmesinden mi? Bizim kırmızı çizgimiz bellidir: Çocuğumuz, ailemiz ve vatanımız!
Türkiye’nin iç hukukuna ve toplumsal düzenine dışarıdan müdahale edilmesine izin vermeyeceğiz. Avrupa’daki siyasi merkezler ne söylerse söylesin, Türkiye kendi yolunu kendi belirleyecektir.
LGBT PROPAGANDA VE ÖRGÜTLENMESİNİ YASAKLAYAN ÖZEL BİR KANUN ÇIKARILMALI

Vatan Partisi Öncü Kadın olarak çözüm öneriniz nedir?
Bizim çözümümüz yalnızca operasyonların yapılması değildir. Operasyonların hukuki bir zemine, kalıcı ve açık bir devlet politikasına dayanması gerekir.
Vatan Partisi olarak yıllardır söylüyoruz: LGBT propaganda ve örgütlenmesini yasaklayan özel bir kanun çıkarılmalıdır. Partimizin bu konuda hazırlanmış olduğu kapsamlı bir kanun önerisi bulunmaktadır. Bu öneride kamuya açık propaganda faaliyetlerinin ve bu amaçla örgütlenmenin yaptırıma bağlanması, suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde cezaların artırılması, suç amacıyla yabancı kaynaklardan maddi yardım alınmasının da ağırlaştırıcı neden olarak değerlendirilmesi öngörülmektedir.
Dolayısıyla bugün yaşanan operasyonlar bize bir kez daha gösteriyor ki, günübirlik adli işlemler yetmez; açık, kapsamlı ve uygulanabilir bir yasal düzenleme şarttır.
DÖRT ADIMLI ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Biz dört adımlı bir çözüm öneriyoruz:
Birincisi, LGBT propaganda ve örgütlenmesini ceza yaptırımına bağlayan özel kanun derhal çıkarılmalıdır. Mevcut düzenlemelerin parça parça yapılması yerine, propaganda, örgütlenme, yabancı finansman ve çocukların korunması başlıklarını birlikte ele alan açık bir hukuki çerçeve oluşturulmalıdır.
İkincisi, yabancı fonlarda tam şeffaflık sağlanmalıdır. Türkiye’de faaliyet gösteren dernek ve platformlar hangi ülkeden, hangi kurumdan, ne kadar fon aldığını ve bu fonu hangi faaliyetlerde kullandığını açıklamalıdır. Yabancı fon almak tek başına suç değildir; fakat bu fonların suç teşkil eden faaliyetlerde kullanılması veya yabancı merkezlerin Türkiye’nin toplumsal politikalarını yönlendirmesi söz konusuysa hukuk devleti gereği soruşturulmalıdır.
Üçüncüsü, çocuklarımızı koruyacak güçlü bir dijital ve eğitim politikası uygulanmalıdır. Çocukların yaşına uygun olmayan cinsel içeriklere erişimi engellenmeli, ailelerin ve eğitim kurumlarının çocukları koruma imkânları güçlendirilmelidir.
Dördüncüsü, aileyi güçlendiren milli bir sosyal politika uygulanmalıdır. Kadının ekonomik olarak güçlendirilmesi, gençlerin üretime ve toplumsal hayata katılması, uyuşturucu ve kumarla mücadele, nitelikli eğitim ve çocuk bakım hizmetleri aile politikasının ayrılmaz parçalarıdır.
HEDEFİMİZ ÇOCUK VE AİLEYİ KORUMAK
Bizim mücadelemiz herhangi bir vatandaşı kimliği nedeniyle hedef almak değildir. Bizim hedefimiz; çocukları ve aileyi korumak, kamuya yönelik propaganda ve örgütlenme faaliyetlerini hukuk çerçevesinde düzenlemek ve Türkiye’nin toplumsal politikalarının yabancı merkezlerden yönlendirilmesine izin vermemektir.
Vatan Partisi’nin yıllardır savunduğu çizgi budur: Aile korunacak, çocuk korunacak, yabancı finansman şeffaf olacak ve LGBT propaganda ve örgütlenmesini yasaklayan kapsamlı kanun çıkarılacaktır.
Çünkü biz bugün yaşanan operasyonların yalnızca bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Kalıcı çözüm, kanundur. Devlet politikasıdır. Emperyalizme karşı mücadeledir.