Öncü Kadın Genel Başkanı Nuriye Kadan: Kadın savunmada değil yönetimde olacak

Öncü Kadın Genel Başkanı Av. Nuriye Kadan, Vatan Partisi'nin kurultay raporu doğrultusunda Cumhuriyet kadınını savunma çizgisinden çıkarıp; yöneten, üreten, mücadele eden ve topluma yön veren bir güç haline getirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
12 Eylül 2026

NİLAY ÖZÇETİN

Türkiye’nin bağımsızlık, üretim ve toplumsal mücadele gündemi, kadın hareketinin de merkezine yerleşiyor. Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı Av. Nuriye Kadan, 17. Genel Kurultay Rapor Taslağı doğrultusunda kadın hareketinin önündeki yeni hedef ve görevleri değerlendirdi. Kadan, kadının ekonomik bağımsızlığından örgütlenmeye, uyuşturucu ve şiddetle mücadeleden yeni kadın önderlerinin yetiştirilmesine kadar pek çok başlığa değindi.

Vatan Partisi’nin 17. Genel Kurultay Rapor Taslağı’nda, Öncü Kadın’ın kadın hareketinde yeni bir aşamaya girdiği belirtiliyor. Bu konudaki görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Mesele yalnızca kadınların mevcut sorunlarına çözüm aramak değildir. Asıl görevimiz, kadınların toplumun bütün temel meselelerinde söz ve sorumluluk sahibi olduğu, üreten, örgütlenen ve ülkenin geleceğine yön veren bir mücadele hattını geliştirmektir. Öncü Kadın’ın kuruluşundan bu yana temel amacı kadın kitlelerini örgütlemek ve kadın hareketine önderlik etmektir. Vatan Partisi’nin geçmiş kurultay raporlarında da Öncü Kadın’ın halk hareketi içinde kadınların örgütlenmesine öncelik vermesi ve kadın hareketine önderlik etmesi temel görev olarak ortaya konmuştur.

KADIN ÖNCÜLÜK KONUMUNA GEÇMELİDİR

Bugün geldiğimiz noktada ise bu görevin kapsamı genişlemiştir. Kadın hareketi savunma konumundan öncülük konumuna geçmelidir. Kadın yalnızca kendisi için hak isteyen değil, Türkiye’nin geleceği için mücadele eden toplumsal bir güç olmalıdır. Bu nedenle kadın hareketini yalnızca “kadın sorunları” başlığı içine sıkıştırmıyoruz.

Yeni aşamanın temel zemini, üreten ve örgütlenen kadındır. Kadınların en önemli sorunlarından biri ekonomik hayattan dışlanma ve emeğinin karşılığını alamamaktır. Tarlada, fabrikada, işyerinde, üniversitede, kamu hizmetinde, küçük işletmede ve ev içinde emek veren kadınların sorunlarını aynı bütünlük içinde ele almalıyız. Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan gerçek anlamda toplumsal bağımsızlıktan söz edilemez.

Bu nedenle Öncü Kadın; kadın istihdamını, mesleki eğitimini, üretici kadınların örgütlenmesini, kadın girişimciliğini, çalışan kadınların haklarını, bakım hizmetlerinin toplumsallaştırılmasını kadın hareketinin temel mücadele alanları olarak görmelidir.

CUMHURİYET VE KADIN

Cumhuriyet Devrimi, kadınların yurttaşlık statüsünü güçlendiren, eğitim ve çalışma hayatına katılımının önünü açan ve siyasal haklarını genişleten köklü dönüşümler yaratmıştır. Bu nedenle Türkiye’deki kadın mücadelesini yalnızca Batı’dan aktarılan kavramlarla açıklamak doğru değildir. Kadınların Kurtuluş Savaşı’nda cephede, üretimde, örgütlenmede ve toplumsal hayatın her alanında üstlendiği sorumluluk, Cumhuriyet’in kadın anlayışının önemli bir temelidir. Bugün yapılması gereken, bu mirası 21. yüzyılın koşullarında ileri taşımak ve emperyalist dayatmalara karşı mücadele etmektir.

Kadının kurtuluşunu erkek düşmanlığı üzerinden tarif eden anlayış, Türkiye’nin toplumsal gerçekliğine çözüm getiremez. Kadın ve erkeğin, eşit yurttaşlar olarak omuz omuza mücadele etmesi Türkiye toplumunu güçlendirir.

MİLLİ MESELELERDE DAHA GÜÇLÜ BULUŞMA

Yeni aşama, kadın hareketinin milli meselelerle daha güçlü biçimde buluşmasıdır. İşsizlik, hayat pahalılığı, eğitim sorunları, uyuşturucu, LGBT örgütlenme ve propagandası, bölücü ve gerici yapılanmaların yarattığı toplumsal sorunlar kadınları ve çocukları doğrudan etkilemektedir. Bu bakımdan, Öncü Kadın’ın kadın hareketine getireceği yeni aşamanın önemli bir boyutu, kadın mücadelesini Türkiye’nin bağımsızlık ve üretim mücadelesiyle birleştirmektir.

YENİ GÖREVLER

Öncü Kadın, Türk kadınının önüne hangi görevleri koymaktadır?

Yeni aşamanın en somut görevi örgütlenmedir. Öncü Kadın kendi örgüt yapısı içinde güçlenmekle yetinemez. Fabrikadaki işçiye, tarladaki üreticiye, esnafa, akademisyene, öğretmene, sağlık çalışanına, ev kadınına, genç kadına ve emekli kadına ulaşmalıdır. Bunun için mahallelerde, işyerlerinde, üniversitelerde, kadınların gerçek sorunlarını dinleyen bir çalışma yürütmeliyiz. Kadınların sorunlarını Ankara’dan tarif etmek yerine, kadın kitlelerinden öğrenen ve onların içinden önderler çıkaran bir örgütlenme anlayışı geliştirmeliyiz. Öncü Kadın’ın başarısının ölçüsü, yalnızca örgüt içindeki üye sayısı değil, toplumdaki kadınları harekete geçirme ve örgütleme gücü olmalıdır.

Kadın hareketinde yeni bir aşamaya giriyorsak, bunun en önemli göstergelerinden biri yeni kadın önderlerinin ortaya çıkmasıdır. Öncü Kadın, yalnızca mevcut kadrolarını geliştiren değil, Türkiye’nin her alanından yeni kadın önderleri yetiştiren bir okul haline gelmelidir. Genç kadınlara, emekçi kadınlara, üretici kadınlara ve meslek sahibi kadınlara sorumluluk vermeliyiz.

Yeni aşamayı kalıcı hale getirmek için Öncü Kadın’ın önüne ölçülebilir hedefler koymalıyız:

– Kadın kitleleriyle bağ

– Üreten kadın örgütlenmesi

– Genç kadın örgütlenmesi

– Kadına yönelik şiddetle mücadele

– Kadın önderler okulu

– Kamuoyu çalışması

ÖNCELİKLER

Bu doğrultuda önceliklerimiz:

– Kadın örgütlenmesini büyütmek, daha çok kadına ulaşmak ve yeni kadrolar kazanmak.

– Üretici ve çalışan kadınlarla bağlarımızı güçlendirmek, üretici kadın mücadelesini yükseltmek.

– Genç kadınların örgütlenmesine ve siyasal mücadelede görev almalarına öncülük etmek.

– Kadınların karşı karşıya olduğu şiddet, ekonomik sorunlar ve çalışma hayatındaki sorunlara karşı somut çözüm üreten saha çalışmaları geliştirmek.

– Cumhuriyet Kadınları ve diğer kitle örgütleriyle işbirliğini ve ortak mücadeleyi geliştirmek.

– Kadınların toplumun her alanında yönetici ve karar verici konumlara yükselmesini sağlamak.

– Öncü Kadın’ın il ve ilçe örgütlerini güçlendirerek süreklilik taşıyan, disiplinli ve sonuç alan bir çalışma düzeni kurmaktır.

KADINI YÖN VEREN GÜÇ HALİNE GETİRECEĞİZ

Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı olarak Türk kadınına son mesajınız ne olacak?

Buradan açıkça söylüyoruz: Kadına yönelik şiddeti ekranlarda normalleştiren anlayışa karşı çıkacağız, kadını değersizleştiren yayınlara karşı çıkacağız, çocuklarımızı hedef alan her türlü istismara karşı çıkacağız, uyuşturucuya karşı mücadeleyi büyüteceğiz, aileyi ve çocukları koruma mücadelesini sürdüreceğiz. Ve en önemlisi, Cumhuriyet kadınını seyirci değil, mücadele eden ve topluma yön veren bir güç haline getireceğiz.

EN CİDDİ SORUNLARDAN BİRİ UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI

Rapor taslağında Öncü Kadın’ın geçmiş dönemde yürüttüğü çalışmalar kısaca özetlenmiş. Özellikle vurgulamak istediğiniz başlıklar nelerdir?

Bugün karşı karşıya olduğumuz en ciddi toplumsal sorunlardan biri uyuşturucu bağımlılığıdır. Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin yürüttüğü “Uyuşturucuya Karşı Anneler Hareketi”, bu bakımdan dikkat çekici bir örnektir. Burada anne, yalnızca çocuğunun uyuşturucu kullanıp kullanmadığını takip eden kişi değildir. Anne; mahallede, okul çevresinde, yerel yönetimlerde ve toplumda uyuşturucuya karşı farkındalık oluşturan, çocukların ve gençlerin korunması için örgütlenen toplumsal bir aktördür.

Yine CKD’nin 2024 yılında “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Medyanın Sorumluluğu” projesini başlattığı proje çok önemliydi. Proje İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklendi. Projenin amacı, televizyon ve diğer medya ortamlarında kadını değersizleştiren, ayrımcılığı ve şiddeti normalleştiren yayınlara karşı toplumsal farkındalık yaratmak ve medya kuruluşlarının sorumluluğunu artırmaktı.

Çalışmanın önemli bir ayağı “Sahte Kadın, Sahte Aile Kuşatması İstemiyoruz” kampanyası oldu. CKD, medya içeriklerinde kadının ve ailenin gerçeğe aykırı ve olumsuz biçimde temsil edildiğini savundu. Ayrıca televizyon dizileri, gündüz kuşağı programları, haberler ve sosyal medyadaki kadın temsiline ilişkin araştırma yaptı.

Kaynak: Aydınlık

Paylaş
Tweetle
Gönder