Başta ABD olmak üzere, emperyalist Batılı devletlerin ulus devletleri içeriden çökertme, bölme ve parçalama araçlarının başlıcalarından biri günümüzde LGBT’dir.
İnsanların bireysel tercihleriyle, kişisel yaşama biçimiyle ilgili değildir. Aksine, çocuklardan başlayarak milletlerin geleceğini oluşturan kuşakları hedef alan, onları örgütleyen ve onlara propagandayı, sistemin bütün medya araçlarını kullanarak yapan yayılmacı, ideolojik, emperyalist çok tehlikeli bir tuzaktır.
Kurdurdukları ya da işbirliği içinde oldukları sivil toplum örgütlerine, LGBT’yi örgütlemeleri için fonlar aracılığıyla milyon dolarlar akıtılır. Bu fonlar, ABD ve Avrupalı emperyalist sömürgen devletlerin, ya resmi bütçelerinden ya milli bankalarından, doğrudan yollanır.
Ellerindeki medya ve yandaş kuruluşları, platformları aracılığıyla, LGBT ve onun sınırsız türevleri, biyolojik açıdan insanlık nüfusunu zayıflatmayı, sömürünün kolaylaştırılmasını sağlamayı planlar. Zayıflatırken, insanlığın bugün ulaştığı ahlaki erdemlerinin, gericiliğe ve çağdışılığa evrilmesini hedefler.
DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK SÖYLEMLERİ DOĞRU DEĞİL
Bunun için, bireysel özgürlükler ve demokrasi söylemleri ileri sürülür. LGBT propagandaları çizgi filmlere dek indirgenmiştir: Modada, olimpiyatlarda, kitaplarda, dizilerde ve filmlerde öne çıkarılır, parlatılmaya çalışılır. Toplum gözünde, özellikle masum bebek çağında yavrularımızın, ergenlikte arayış dönemindeki çocuklarımızın zihninde olağanlaştırılmaya, sıradanlaştırılmaya, oluşturulmaya çalışılır.
Bireysel tercihler konumuz dışıdır. Biz bireysel ya da doğuştan gelen cinsel farklılıklara değil, kısaca LGBT denilen lezbiyenliğin, geyliğin, biseksüelliğin, transeksüelliğin ve + Quir denilerek, çocukları gençleri cinsiyetsizliğe kadar götürecek, milletin en küçük temel birimi ailenin dağıtılmasına yönelen bu planlanmış sapkınlıkların örgütlenmesine, propagandasına, kurumsallaştırılmasına karşıyız. Biz toplumu oluşturan bireylerin kişiliksizleştirilip sapkın robotlara dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz.
Dünyada iki cins insanlığın devamını sağladı: Kadın ve erkek. Doğal ve normal olan bu iki cinstir. Anomaliler doğada hep olmuştur ve olacaktır. Ancak onlar her zaman, yaşamın kucakladığı, sarıp sarmaladığı içimizdeki parçamız, bir yanımız, azlığımızdır.
İnsanlık tarihi boyunca öyleydi, öyle sürecektir.
Emperyalizm bütün azgınlığıyla, ulus devletlere yönelik bölgesel ve vekil savaşlar örgütlemektedir. Komşularımızın yaşadıklarından çıkarmamız gereken büyük dersler vardır. NATO, hiç stratejik müttefikimiz olmadığı gibi bugün de değildir. ABD’nin saldırganlığının aracı durumundaki NATO’dan derhal çıkmamız şart olduğu gibi, ABD-AB emperyalizminin fonladığı LGBT örgütlenmesinden ve propagandalarından kurtulmak, milletimizin ve insanlığın devamı için olmazsa olmazdır.
LGBT’nin örgütlenmesini ve propagandasını, ancak bir yasayla durdurabiliriz.
METİNDEN ÇIKARILAN MADDELER
Türkiye’de kamuoyunda uzun süre tartışılan ve 11. ve 12. Yargı Paketleri’nin Meclis’e sunum aşamalarında taslak metinlerden çıkarılarak geri çekilen LGBTİ+ bireylere yönelik yasa maddeleri şu şekilde idi:
Cinsiyet Uyum Sürecinin Zorlaştırılması ve Yaş Sınırı: Mevcut kanunlarda 18 olan cinsiyet değiştirme başvuru yaş sınırının 25’e çıkarılması planlanıyordu. Ayrıca evli olanların ve çocuk sahibi kişilerin cinsiyet değişikliği yapmasının tamamen engellenmesi öngörülüyordu.
Hapis Cezası Müeyyideleri: Taslakta, belirlenen bu ağırlaştırılmış kurallara aykırı şekilde tıbbi cinsiyet uyum operasyonu yürüten sağlık çalışanlarına 3 yıldan 7 yıla kadar, bu operasyonu yaptıran kişilere ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesi maddesi yer alıyordu.
Biyolojik Cinsiyete Aykırı Davranış ve “Teşvik” Suçu: Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Hayasızca Hareketler” suçunun kapsamı genişletilerek, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı teşvik eden” kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getirilmesi istenmişti. LGBT savunucuları, bu maddenin muğlaklığı nedeniyle LGBTİ+ varoluşunu tamamen suç haline getirebileceği yönünde itiraz etmişti.
Aynı Cinsiyetten Kişilerin Törenlerine Ceza: Aynı cinsiyetten bireylerin kendi aralarında düzenleyecekleri nişan veya evlilik benzeri sembolik tören ve kutlamalar için taraflara 1 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası verilmesi maddeler arasında yer alıyordu.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ilk taslak metinlerde yer alan bu maddeler; LGBT’ci sözde insan hakları örgütleri, bazı barolar, bazı kadın ve LGBTİ+ derneklerinin ortak muhalefeti, daha da önemlisi uluslararası baskılar nedeniyle Meclis’e sunulan resmi teklif metinlerinden çıkarıldı.
YASA BİR AN ÖNCE ÇIKARILMALIDIR
LGBT Yasası, İstanbul Sözleşmesinden çekilen ve böyle yasal düzenlemeleri kabul eden 24 ülkede olduğu gibi bizde de bir an önce çıkarılmalıdır.
Vatan Partisi’nin LGBT Yasası önerisinin tamamının, çıkarılacak yasada mutlaka yer almasını, LGBT ve türevlerinin örgütlenme ve propagandasının yasaklanmasını, tam bağımsız geleceğimiz için acil ve hayati görüyoruz. İnsanımızın köleleşmesine değil, yetkinleşmesine katkı yapacak yasanın çıkışını dört gözle bekliyoruz.