Search
Close this search box.

Cumhuriyetin Vekili Nakiye Elgün

Emaneti emin ellerde, aziz hatırası artık zamanın tozları altında değil Türk kadınının en önemli gününde armağandır. Sorumluluk duymaktır. Cumhuriyet’e ve kazanımlarına sımsıkı tutunmaktır.
5 Aralık 2020
Zeynep SES

Türk Kadını için 1934’ten beri 5 Aralık çok önemli bir tarihtir. Her yıl bu önemli tarihi çeşitli biçimlerde anarız.

Siyaset ile ilgilenen herkes bu tarihi bilir ve TBMM’ye seçilen 18 kadın Milletvekili sayısı kimi zaman gıpta ile kimi zaman bir örnek olarak hatırlanır. Hayatın akışı içinde kısa sürede unutulur… Son yıllarda bu hak, sadece cinsiyet üzerinden değerlenir ve talep edilir oldu… Adeta “kadın olsun çamurdan olsun” düşüncesi ikliminde zihinlerimize yerleşti.

Elbette meclisimizin koltuklarına da; bu yetmez gibi birde “dünya kadın hakları günü” diye sosyal medyanın kutlama – anma günlerine karıştı…

Bu hakkımız Atatürk devrimi ile kazanılmış bir gün değil de, kaynağı belirsiz bir gün halini alıp içi boşaltılır oldu…

Vatan Partisi Öncü Kadın üyeleri olarak buna izin vermeyeceğimizi bu önemli günün tarihimizdeki haklı yerini almasını hatırlatmak istedik ve önümüze bu kutsal görevi koyduk.

Birinci adım, dijital ortamda zamanının öncülerini araştırmak oldu. Nakiye Elgün’ün adı Osman Bey’de sadece bir sokak ismi olamamalı, Kadıköy’de duvar rölyefi olarak kalmamalıydı.

Osmanlı’dan, Cumhuriyete siyaset ve cemiyet hayatında aktif rol oynamış aydın bir Türk kadını ll Meşrutiyet döneminde öğretmenlik yaptığı yıllarda tanıştığı Halide Edip Adıvar’ın yakın dostu… Darülmuallimat, inas mektebi, Fevziye mektebi gibi okullarda yöneticilik ve öğretmenlik yapmış kadın sorunlarının çözümünde eğitimin önemine inanmış bir eğitim gönüllüsü. İşgal yılları geride kaldığında Cumhuriyet’in ideolojisini benimsemiş bunu da “Cumhuriyetle yeniden doğdum” diyerek sık sık dile getiren bir devrimci!

1930 senesinde Taksim’de çocuk hakları mitingi düzenleyen cesur bir öncü. İstanbul Belediye Meclisinin ilk kadın üyesi.

1934’te TBMM’ye seçilen ve bu görevi üç dönem yerine getiren Erzurum Mebusu.

Öncü Kadın İstanbul üyemiz AV. Zerrin Öztürk ve İl sekreterimiz H.Zeynep Ses yaptıkları arama sonucunda dönem gazete kupürlerinden birinde rastladıkları vefat ilanından hareketle Zincirlikuyu mezarlığına defnedildiğini öğrendi.

“Ada E2 Mezar 108”

Elimizde bu adresle yola çıktık Mezarlık görevlilerinin saygılı soruları ve şaşkın bakışları eşliğinde ADA E’yi tek tek aradık. Zerrin’in dikkatiyle bulduk, Nakiye Elgün’ün kabrini…

1954 yılından beri kaç dört mevsim geçmiş, ne kadar unutulmuş, yağmuryağmış, güneş ne kadar yakmış, kuşlar konmuş göçmüş, kelebekler uçuşmuş bilinmez…

Geleneksel dini bayramlar arifesinde, 5 Aralık 24 Kasım öğretmenler günü,anmalarında pek de aranıp sorulmamış besbelli… Emek, emek kurduğu derneklerde hakkını aradığı destek olduğu hiç kimse gelip arayıp sormamış, kurucusu koskoca mektepler kaç öğrenciyi mezun etti kim bilir?

Sadece doğa tüm cömertliği ile sarmış sarmalamış. Biz öncü kadınların dikkatine küçük bir aralık bırakmış başucunda tüm yaşamı boyunca duruşu dimdik duran mezar taşında..

Zamanın tozu örtmüş her şeyi… Sadece kabartma bir yazı doğum ölüm tarihi ve ruhuna Fatiha…

Mezarlık Müdürü Battal Bey’in talimatıyla ilk temizlik yapıldı.

Üzerindeki çöpler toplandı, İnatçı sarmaşık budandı…

Kalan temizliği profesyonel desteği ile yaptırmak istemedik.

Sıvadık kolları Mermer temizliği yapmak için gerekli malzemeleri edindik.

Öncü Gençlik bize bu görevde yardımcı oldu.

Öncü Kadın İstanbul il başkanımız Şükran Ulusoy’un önderliğinde yaptırdığımız Nakiye öğretmenimizin özgeçmişi ve yaptığı görevlerin yazılı olduğu plâketi ellerimizle yapıştırdık.

Tertemiz mezar taşına…

Nakiye Elgün’ün bize bıraktığı mücadelesini tıpkı onun inancı ve cesaretiylesürdüreceğiz.

Sonsuz uykusunda huzurla uyusun.

Emaneti emin ellerde, aziz hatırası artık zamanın tozları altında değil Türk kadınının en önemli gününde armağandır.

Sorumluluk duymaktır.

Cumhuriyet’e ve kazanımlarına sımsıkı tutunmaktır.