Öncü Kadın 12. Olağan Genel Kurultayımızı Tamamladık

14 Aralık 2025

6 Aralık 2025 günü Ankara’da Akar Otel’de yaptığımız Vatan Partisi Öncü Kadın 12. Olağan Genel Kurultayımızı tamamladık.

Yeni dönem yönetim kurulumuzu belirlediğimiz kurultayımızda, Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanlığı görevine Av. Nuriye Kadan seçilmiştir.

Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanımız Av. Nuriye Kadan’ın kurultayda yaptığı konuşma şu şekildedir:

         “Vatan Partisinin Öncü Kadınları, Türkiye’nin dört bir yanından gelen devrimci kadınlar, değerli konuklarımız, Öncü Kadın Genel Kurultayımıza hepiniz hoş geldiniz…

          Türkiye Cumhuriyeti’nin, Cumhuriyet Devriminin kalbinde, Ankara’dayız!

          İstiklal Savaşımızın karargâhı!

         Değerli yol arkadaşlarım, Vatan Partisinin yürekli Öncü Kadınları, Genel Başkanımızın dediği gibi, İstiklal Savaşımızdan sonra yeniden devrim sürecine giriyoruz. Şimdi yeniden Atatürk Devrimini tamamlama mücadelesinin karargâhında burada, Ankara’da, Türkiye’nin kalbinde toplandık.

         Buradan Filistin’de onurlu mücadele içinde olan kahraman Filistinli Kadınları da selamlıyorum. 

         İsimlerini her zaman saygıyla, gururla anıyoruz. Tarihimizde sayısız örnekleri var: Şerife Bacı, Halime Çavuş, Kara Fatma, Nene Hatun, Afet İnan… daha nice kahraman kadınlarımız. Onlar; Kimi zaman üniformalı bir asker, kimi zaman bir hemşire, kimi zaman da cephane taşıyan bir kahraman olarak tarih sahnesinde yer almışlardır. Bizler de, yıllardır verdiğimiz mücadelenin daha üstünde, kahramanlarımızdan aldığımız mirasla hem sahada mücadele edeceğiz, hem de bilim yolunda çalışacağız! Örgütlenerek büyüyeceğiz, Üretim Devrimiyle tam bağımsızlığımızı kazanacağız. O yüzden bu kutlu yolda hepimize büyük işler ve tarihi görevler düşüyor. Biz kadınlar, bu tarihsel mirası gururla omuzlanarak, Türkiye’nin tam bağımsızlık yolunda devrime önderlik edeceğiz. Evet, Türkiye Üretim Devrimine, büyük bir karara doğru gidiyor.

         Bu bilinç ve büyük sorumlulukla Öncü Kadın Kurultayımıza başarılar diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum!

         Türkiye büyük bir karara gidiyor. Yeniden devrim sürecine giriyoruz!

         Atlantik sisteminin sonu gelmiştir. Türkiye Atlantik zincirlerini kırarken, bir yandan da, tükenen sistemin son çırpınışlarını yaşıyor.

         Çiftçi isyanda, her yıl tarımsal üretim ve hayvancılık geriliyor maliyetler ve plansızlık çiftçimizi tüketiyor. İşçi işsiz, ekmeksiz kalıyor. Binlerce işçi işten atılma tehlikesiyle yüz yüze, sendikalı olduğu için işten atılıyor. İşçi ücretleri insanca yaşam koşullarının altında, dar gelirli perişan, asgari ücretli perişan… İşçi-emekçi mücadelesi Türkiye tarihinde eşine az rastlanır biçimde yükseliyor ve gümbür gümbür geliyor. Bu gerçeğin kanıtları, her geçen gün Vatan Partisi’nin önderliğinde güçleniyor.

         Kamu işletmeleri özelleştiriliyor. Memur zorda, esnaf nefes alamıyor. Memur emeklisi, işçi emeklisi asgari ücretin dahi altında, çırpınıyor. Kadınlarımız zor şartlarda çalışıyor ve emeklerinin karşılığını alamıyor. Ne acıdır ki yakın zamanda Kocaeli’ndeki parfüm imalatı yapan bir işletmede çıkan yangında 6 kadınımız hayatını kaybetti. Nisa Taşdemir 17, Tuğba Taşdemir 18 ve Cansu Esatoğlu 16 yaşlarındaydı. Esma Dikan, Hanım Gülek 65, Şengül Yılmaz 55… Hayatlarının baharında kozmetik fabrikasında yanarak can verdiler. Hepsine Allahtan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum. Yine yakın zamanda denetimsizlik sonucu 4 kişilik bir aileyi zehirlenme nedeniyle kaybettik.

         Peki, böyle mi olmalı? İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Emekçilerin, özellikle de merdiven altı işletmelerde daha çok çalıştırılan kadın emekçilerin canlarından olmamaları için, sendikaların ve örgütlü olmanın önemi, kadın mücadelesinde büyük önem taşımaktadır.

         Türkiye’nin sorunları büyük. İktidarı da, muhalefeti de, hiçbir soruna köklü çözüm bulamıyor. Büyük sorunlar, devrimci çözümleri dayatıyor. Milli Kadın Hareketi artık bir zorunluluktur.

         Ülkemizde üreticilerin sorunu, ancak devrimle çözülebilecek noktaya gelmiştir. Derinleşen ekonomik kriz var. Avrupa ve Amerika emperyalizminde bu krize çözüm yok. Bu dönem milli unsular ile birlikte  Milli Demokratik Devrimimizi kesin sonuçlarına ulaştırma dönemidir. Biz Öncü Kadınlar Türk Devriminin yarattığı kuvvetlerle büyüyerek Milli Kadın Hareketine önderlik edeceğiz. Şimdi atılım zamanı. Partimizin önderliğinde milli kuvvetlerle üreticilerin milli hükümetini kuracağız.

         Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri yalnızca ülkemizin değil tüm dünyanın sorunu. Tüm toplumu etkileyen ağır sonuçları da beraberinde getiriyor. Yasalarla olumlu yönde düzenlemeler yapılsa da bunların amaca ulaşabilmesi için toplumsal zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var. Yasanın varlığı tek başına kadını şiddetten ve ölümden korumuyor. Kadın ve erkeği eşit görmeyen, kadını zayıf, ikincil ya da bağımlı varlık olarak algılayan çağdışı anlayış şiddetin sürüp gitmesine neden olmakta. Yine üretim içinde olmayan kadını şiddetten korumamız mümkün değildir. Kadını erkeği kamusal alanda ayrıştırmakla da şiddete çare olunamayacağı açıktır. Bunun yanı sıra kadın ve erkeği birbirine yabancılaştıran, birbirine karşı konuma getiren düşüncenin şiddeti daha da körüklediği de bir gerçeklik. Kadın ve erkeğin birlikte feodal sisteme karşı mücadelesiyle şiddetin karanlığını aralayıp ışığın girmesini sağlayabiliriz.

         Sistem Partilerinin, sistemleriyle birlikte çürüdüğü bu dönemde, halkımıza yönelik emperyalist kültürün ağır bir saldırısını görüyoruz. İnsanımızı çürütmek istiyorlar. LGBT örgütlenme ve propagandası ile, insanı cinsiyetsizleştirip, kendi bedenine yabancılaştırıp, kadını da yok sayıyorlar. LGBT dayatması insanlarımızı ve toplumumuzu tehdit ediyor. Aileyi parçalıyor, gençlerimizi bütün aidiyet ve değerlerinden kopartarak yozlaştırıyor, kadını değersizleştiriyor, çocuklarımızı cinsiyetsizleştiriyor.

         Bildiğiniz gibi partimiz, Öncü Kadınlarımız ve biricik kadın kitle örgütü CKD, LGBT propaganda ve örgütlenmesini yasaklayan bir kanun çıkarılması için yıllardır mücadele yürütmektedir. Vatan Partisi ile beraber, geniş halk kitleleri de harekete geçmiştir. İstanbul’da, Ankara’da, benim de başkanı olduğum İzmir Büyük Aile Platformu ile İzmir’de, Türkiye’nin dört bir yanında, LGBT propaganda ve örgütlenmesini engelleyen yasa çıkarılması için mitingler, yürüyüşler, paneller düzenlenmiş, imzalar toplanmıştır.

         LGBT dayatmasının emperyalist merkezlerden yayıldığı ve insanımızı yıkıma uğrattığı, LGBT propagandasının her yeri sardığı bu ortamda, saldırı büyük ve çok yönlüdür. Ancak, saldırılara yanıt elbette Vatan Partisi Öncü Kadın örgütümüzden gelmiştir. Vatan Partisi’nin kanunu hazırdır. Kanunun amacı, LGBT propaganda ve örgütlenmesini ceza yaptırımına bağlayarak, devletimizi, toplumumuzu, aileyi ve insanımızı korumaktır. İnsanlığı yok eden diğer önemli bir sorun da uyuşturucu konusu…

         Uyuşturucuyla gençlerimizi zehirliyorlar, milletin geleceğini boğmak istiyorlar. Gençlerimizi, uyuşturucuyla esir alıyorlar, ailelere derin yaralar açıyorlar. Uyuşturucuya Karşı Anneler Hareketiyle Türkiye’nin pek çok yerinde CKD şubeleri anneleri bilinçlendirmek için çeşitli çalışmalar yaptılar ve yapmaya da devam ediyorlar. Uyuşturucunun kökünü kazıyana kadar gençlerimizi bu illetten kurtarana kadar mücadelemiz devam edecek.

         Diğer bir konu da sanal bahis ve kumar;

         Sanal Bahis ve kumarla toplumu esir almak istiyorlar. Genel başkanımız “Hırsızlık ve cinayetin yasalı olamayacağı gibi kumar ve bahisin de yasalı olamaz. Bu nedenle devlet kumar oynatamaz, devlet bahis örgütleyemez,” diyerek, bahis ve kumarın yol açtığı çürümenin tehlikeli boyutlara ulaştığını kamuoyunun gündemine getirmiştir. Ekonomik krizin derinleştiği, geçim derdinin ağırlaştığı, çürümenin geleceğimizi tehdit ettiği koşullarda, toplum içinde hoşnutsuzluk büyüyor. Sistem gençlerimizi kolay yoldan para kazandırmaya sürüklüyor.

         Partimizin çözüm kanunu hazır. “Kumar ve bahis yasaklanmalıdır.

         Kumar ve bahisi örgütleyerek bu milletin milyarlarca liralık emeğini gaspedenler hakkında ceza yaptırımı uygulanmalıdır.”

         Gerici merkezler, kızlarımızı toplum hayatından, okullarını dahi ayırarak koparmak istiyorlar. Biliyorsunuz, kadın üniversitelerini gündeme getirdiler. Mücadelemizle gerçekleştiremediler. Yine yakın zamanda kız ortaokulları açtılar. Hemen sahalara çıktık, masalar açtık, imzalar topladık. Öncü Kadınlar olarak, mücadele ettik. Halkta da bu okulların bir karşılığını olmadığını da okullara yapılan kayıt sayısıyla da ortaya çıktı.

         Çürüme medyayı sarmış. İnsan haysiyeti, kültürümüz, değerlerimiz ekranlarda ayaklar altında. Sabah programlarıyla, dizileriyle, müzikleriyle kadın, erkek, aile, çocuklarımızı zehirliyorlar. Onlarla mücadeleye devam edeceğiz.

         Örgütlenmenin bir ayağı da  sanat! Arkadaşlar sanat bütün bu çalışmalarımız ve eylemlerimizle birlikte yaşamımızın bir parçası olmalıdır. Çünkü, kadın ve sanat arasındaki ilişki, hem bireysel hem de toplumsal dönüşümleri etkileyen güçlü bir bağa dayanır. Tarihin farklı dönemlerine baktığımızda, kadın sanatçılar, sanatın diline yeni anlatım biçimleri ve temalar kazandırmışlar, toplumsal dönüşümün öncüsü olmuşlardır. Kadınlarımızın hem sanatsal üretimlerinde hem de sanat dünyasında kendilerini daha özgürce ifade edebildikleri bir alan açılarak yeni projeler hazırlamalı ve hayata geçirilmelidir. Sanat ve siyasetlerimizi bütünleştirerek, daha çok kadına ve gençlerimize ulaşabilir, örgütlenir, büyüyebiliriz.

         Ayağa kalktığımız bu yeni dönemde ,Türk Devriminin yarattığı milli unsurlarla birleşeceğiz. Büyük bir atılım içerisindeyiz, örgütümüzü büyüteceğiz. Devrimle kurulan Cumhuriyetimiz 102 yıl önce olduğu gibi, yeniden devrimci görevlerle bütün milletimizi birleştiren bütünleştiren görevlerle karşı karşıyadır.

         Emek mücadelesinin önder partisiyiz, Üretici kadınların bayrağını en önde taşıyoruz. Şimdi bu birikimle temel görev: Partiyi örgütlemektir. Kitle örgütlerinin içinde, hayatın içinde olacağız, öncü kadını devrimci geçmişimizden gelen bilinçle büyüteceğiz. Gençliğimizle, kadın örgütümüzle, medya organlarımızla birlikte örgütlenmeye devam edeceğiz. Partimize güveniyoruz! Öncü kadınlarımıza güveniyoruz. Türk kadını Üretim Devriminin, siyasetin, kültürün ve toplum hayatının en önünde olacak.

         Kendimize güveniyoruz! Vatanımızı bütünleştirecek ve Üretim Ekonomisini kuracak bir üreticilerin Milli Hükümeti kurulacaktır. Vatan Partisi Öncü Kadın örgütümüz, bu sorumluluk ve bilinçle görevlere hazırdır.Devrime en çok kadınların ihtiyacı var.Üretime katılma olanağı elinden alınan kadınların devrime ihtiyacı var, şiddete uğrayan ezilen kadınların devrime ihtiyacı var. Kadınlar ayağa kalkıyor. Eşitlik ve özgürlük istiyor, üretmek istiyor. Milli Kadın hareketiyle kadını mor zehirlerden kurtarıp, devrime doğru gidiyoruz. Örgütsel atılımla ayaktayız!.

         Hazırız; Üretmeye, Yönetmeye, Devrime!

         Üretim Devriminde ,Öncü Kadın en önde!

         Yaşasın Vatan Partisi…

         Yaşasın Öncü Kadın…

         Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!”

Paylaş
Tweetle
Gönder